BAHAR YORGUNLUĞU İLE BAŞA ÇIKMA YOLLARI
27 Şubat 2010 Yazan Savas Malta
Kategori GENEL REHBERLİK

BAHAR YORGUNLUĞU İLE BAŞA ÇIKMA YOLLARI
indirmek icin tiklayiniz… (102)
ORTA ASYA TÜRK TARİHİ
24 Şubat 2010 Yazan Savas Malta
Kategori TARİH

ORTA ÇAĞ TÜRK TARİHİ
KÖTÜ HİSSETMEK YÜREK İSTER
21 Şubat 2010 Yazan Savas Malta
Kategori GENEL REHBERLİK

KÖTÜ HİSSETMEK YÜREK İSTER
KEOPS
17 Şubat 2010 Yazan Savas Malta
Kategori GÜZEL SLAYTLAR

KEOPS
ADALET HANIM
17 Şubat 2010 Yazan Savas Malta
Kategori GÜZEL SLAYTLAR

ADALET HANIM
POLİNOMLAR TEST-2
17 Şubat 2010 Yazan Savas Malta
Kategori MATEMATİK

POLİNOMLAR TEST-2
POLİNOMLAR TEST-1
17 Şubat 2010 Yazan Savas Malta
Kategori MATEMATİK

POLİNOMLAR TEST-1
SAYI BASAMAKLARI TEST-2
16 Şubat 2010 Yazan Savas Malta
Kategori MATEMATİK

SAYI BASAMAKLARI TEST-2
SAYI BASAMAKLARI TEST-1
16 Şubat 2010 Yazan Savas Malta
Kategori MATEMATİK

SAYI BASAMAKLARI TEST-1
DOĞAN CÜCELOĞLU´NDAN BİR YAZI
14 Şubat 2010 Yazan Savas Malta
Kategori GENEL REHBERLİK
Doğan Cüceloğlu: Arkadaşlar, aranızda ölümcül hastalığı olan var mı?
Bir Katılımcı: Hocam Allah´a Şükür bildiğimiz kadarıyla yok.
Cüceloğlu: Ne güzel! Peki, bana, istisnasız tüm insanların, yani altı milyar insanın da başına geleceği garanti
bir şey söyler misiniz?
Cevap: (neredeyse otomatik olarak çıkar: ÖLÜM
Cüceloğlu: Gerçekten de ölüm tüm insanların başına geleceği kaçınılmaz olan tek şeydir.
Doğum da tüm insanların başına kesinlikle gelmiştir ama bundan sonra başa gelmesi kesin olan tek şey
ölümdür. Başka hiçbir şey insanların tümünün başına gelmeyecektir. Peki, madem öleceğimiz garanti, bu
benim ölümcül bir hastalığım olduğunu göstermez mi?
Katılımcılar: (Burada sessizce, başlarıyla onaylamaya başlarlar)
Cüceloğlu: Öleceğim belli ise , benim ölümcül bir hastalığım olduğuda açıktır…
Peki, ne zaman öleceğimizi biliyor muyuz?
Katılımcılar: Hayır
Cüceloğlu: Bu saniye içinde olma olasılığı var mı?
Bir Katılımcı: Evet var.
Cüceloğlu: Ya Yarın ?
Bir Katılımcı: Evet.
Cüceloğlu: Ya 30 yıl sonra?
Bir Katılımcı: Olabilir.
Cüceloğlu: Peki bunlardan hangisinin sizin başınıza geleceğini biliyor musunuz? Mesela bu akşam eve sağ
salim varacağınızı nereden biliyorsunuz?
(Sınıf sessizce dinlemeye devam eder. Çünkü; genellikle yaşama böyle bakmamışlardır.)
Cüceloğlu: Peki bir de tersini düşünelim, bu akşam eve döndüğünüzde, bu sabah evden çıkarken sağ salim
bıraktıklarınızı sağ bulma garantiniz nedir? , Var mıdır böyle bir garanti?
Bir Katılımcı: Yoktur Hocam.
Cüceloğlu: Peki nereden biliyoruz az sonra telefonun çalmayacağını ve evdekilerden birinin az önce
öldüğünün bize söylenmeyeceğini?
(Katılımcılar burada rahatsız olmaya başlarlar) ve Bir Katılımcı: Hocam konuyu değiştirsek?
Cüceloğlu: Ama en yalın ve açık gerçek üzerine konuşuyoruz, biraz daha devam edelim bence. Peki, acaba
bunu dün gece bilseydiniz, yani evde akşam birlikte olduğunuz kişilerden birinin yarın ölüm günü olduğunu
bilseydiniz,o zamanı aynı dün gece olduğu biçimde mi geçirirdiniz? Yoksa farklı şeyler mi yapardınız?
Bir Katılımcı: Kesinlikle çok farklı geçerdi Hocam.
Cüceloğlu: Şimdi sizden rica ediyorum, lütfen bir an arkanıza yaslanın,gözlerinizi kapatın ve bu sabah evden
çıkarken evde bıraktıklarınızdan birinin gerçekten öleceğini düşünün, dün akşamınızı nasıl geçirirdiniz? Aynı
iletişim mi olurdu? Onunla aynı konuları mı konuşurdunuz? Aynı konular,tartışma yada gerginlik yaratırmıydı
Yoksa önemsiz hale mi gelirdi? Bu sabah evden çıkarken, bu son görüşünüzde ona ne derdiniz? Onun
boynuna sarılmakta tereddüt eder miydiniz? Çok sıkı sarılmaya mı, aynaya mı vakit ayırırdınız? Ona,
yüreğinizin derininden gelen bir ´Seni gerçekten çok seviyorum´ demeye ne gerek var diye düşünürmüydünüz
Onun ölecek olması sizin ona duyduğunuz sevgiyi yoğunlaştırmaz mıydı?
(Burada bazı katılımcılar ağlıyordur. Belli ki dün akşam yaptıklarından bir kısmının ne kadar anlamsız
olduğunu şimdi fark etmişlerdir)
Cüceloğlu: Şimdi gözlerinizi açabilirsiniz, acaba kaç tartışmamızı bu kadar gereksiz biçimlerde yapıyoruz,
kaçı gerçekten yaşamda karşımızdakinin varlığından daha önemli, hangilerinde ´Şimdi kalbini kırdım, ama
zaman içinde ben ondan özür dilemesini bilirim´ diye kendi kabuğumuza çekilip tartışmaları donduruyoruz.
Yarattığımız kırgınlıkları tamir etme olanağımız gerçekten var mı? Buna zamanımız gerçekten kaldı mı?
*** ÖMER HAYYAM´IN DİZELERİ ***
Ailemiz , Yakınlarımız , Sevdiklerimiz , İş arkadaşlarımız , Komşularımız ve Hayatı paylaştıklarımızla
birlikte geçirdiğimiz her anı önemsemek ve asla ama asla kalp kırmamak gerek hiç şüphe yok ,
Zira Kalp Kırmanın hiç ama hiç Telafisi de yok …
İNSAN yiyeceksiz, giyeceksiz edemez:
Bunlar için didinmene bir şey denmez.
Ondan ötesi ha olmuş, ha olmamış:
Bu güzelim ömrünü satmaya değmez.
ATİYİ KARANLIK GÖREREK AZMİ BIRAKMAK
14 Şubat 2010 Yazan Savas Malta
Kategori GENEL REHBERLİK
| Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak… Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak. Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle. İmânı olan kimse gebermez bu ölümle: Ey dipdiri meyyit, ´İki el bir baş içindir.´ Davransana… Eller de senin, baş da senindir! His yok, hareket yok, acı yok… Leş mi kesildin? Hayret veriyorsun bana… Sen böyle değildin. Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz? Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz? Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın? Esbâbı elinden atarak ye´se yapıştın! Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan Tek bir ışık olsun buluver… Kalma yolundan. Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk! Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk! Herkes gibi dünyâda henüz hakk-i hayâtın Varken, hani herkes gibi azminde sebâtın? Ye´s öyle bataktır ki; düşersen boğulursun. Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun! Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar; Me´yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar Lânetleme bir ukde-i hâtır ki: çözülmez… En korkulu câni gibi ye´sin yüzü gülmez! Mâdâm ki alçaklığı bir, ye´s ile sirkin; Mâdâm ki ondan daha mel´un daha çirkin Bir seyyie yoktur sana; ey unsur- îman, Nevmid olarak rahmet-i mev´ûd-u Hudâ´dan, Hüsrâna rıza verme… Çalış… Azmi bırakma; Kendin yanacaksan bile, evlâdını yakma!Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş… Sesler de: ´Vatan tehlikedeymiş… Batıyormuş! ´ Lâkin, hani, milyonları örten şu yığından, Tek kol da demiyor bir tarafından! Sâhipsiz olan memleketin batması haktır; Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır. Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar… Uğraş ki: telâfi edecek bunca zarar var. Feryâd ile kurtulması me´mûl ise haykır! Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır! ´İş bitti… Sebâtın sonu yoktur! ´ deme, yılma. Ey millet-i merhûme, sakın ye´se kapılma. 14 Mart 1913 |
|
. |
|
Mehmet Akif Ersoy Şiirde yer alan bazı kelimelerin anlamları Ati: Gelecek Meyyit:Ölü Esbab: Sebep. Sebepler.Bir şeyi gerçekleştirecek olan şeyler. Ziya: Işık Âlem Hakk-ı hayâtın:Hayat Hakkı Ye´s: Ümitsizlik. Karamsarlık Me´yûs: Kötümser. Karamsar me´mûl: ,mümkün |
MISIRDA KURULAN TÜRK DEVLETLERİ
12 Şubat 2010 Yazan Savas Malta
Kategori TARİH

MISIRDA KURULAN TÜRK DEVLETLERİ (LYS)
misirda kurulan türk devletleri (136)
İLK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLERİ
12 Şubat 2010 Yazan Savas Malta
Kategori TARİH

İLK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLERİ (LYS)
ilk müslüman türk devletleri (123)
ÖZGÜL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ
10 Şubat 2010 Yazan Savas Malta
Kategori GÜZEL SLAYTLAR

ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ
ÇALMA
09 Şubat 2010 Yazan Savas Malta
Kategori GÜZEL SLAYTLAR

ÇALMA
KÜFÜR ETMEK
09 Şubat 2010 Yazan Savas Malta
Kategori GÜZEL SLAYTLAR

KÜFÜR ETMEK












































