Sınav Rehberim Paylaşım Platformu  

Geri git   Sınav Rehberim Paylaşım Platformu > EĞİTİM - ÖĞRETİM > EĞİTİMDE SORUNLAR

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 09-23-2009, 23:10
gelosia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
gelosia gelosia isimli Üye şimdilik offline konumundadır
ghostModerator
 
Üyelik tarihi: May 2009
Nerden: erzurum
Mesajlar: 62
gelosia is on a distinguished road
Cool okuol korkusu ve nedenleri

OKULA YENİ BAŞLAYAN ÇOCUĞUMUZU NASIL HAZIRLARIZ?

OKUL KORKUSU

İnsan yaşamında dönüm noktası diyebileceğimiz önemli adımlar vardır. Ve okula başlama bu adımlardan biridir. Çocuğun daha önce bilmediği pek çok yeni kuralları olan bu ortama alışabilmesi için zamana ihtiyacı vardır. Bu nedenle okulun ilk günlerinde anne babaların okul bahçesinde veya koridorlarında beklemesi bizleri şaşırtmaz. Olağan süreçte ilk haftanın sonunda bur durum ortadan kalkar. Ancak bazı çocuklar anne babasının uzaklaşmasını istemez. Bazı durumlarda anne ya da babanın kendisinden uzak bir sırada oturmasını dahi kabullenmez.

Okul korkusu ya da okul reddi de dediğimiz bu davranış biçimi; çocuğun okula gitmeye ilişkin gerçek dışı korkular duyması ve okula gitmesi gerektiği zamanlarda kaygı tepkileri göstermesidir. Öyle ki çocuk okula gitme zamanı yaklaştığında çeşitle bahaneler bularak okula gitmemeye çalışır. Ağlar, saldırganlaşır, bağırır, yalvarır; ve kendine özgü çeşitli davranışlarla, kaygı yaratan bu durumdan kurtulmaya çalışır. Okula gitmesi konusunda anne ve babanın kararlığını gören çocukta çeşitli psiko somatik hastalıklar ortaya çıkar. Karın ağrıları, bulantılar, kusmalar, baş ağrıları ve benzerleri gibi. Çoğu vakada bu durum okul saati geçtikten hemen sonra ortadan kalkar. Ancak bazı çocuklarda bu durum süreklilik gösterir ve bu rahatsızlıklara depresif belirtiler eşlik eder.

NEDENLERİ;

Peki neden bazı çocuklar kolaylıkla uyum sağlarken bazılarında okul korkusu ortaya çıkar?
Okula ilişkin gerçek kaygılar. Öğretmenin aşırı sert tutumu, yüksek sesle bağırması, ya da yaşıtı veya daha büyük bir öğrenci tarafından tehdit edilmesi v.b. Bu durumda sorunu çözmek çok kolaydır. Çocuğun okul korkusuna neden olan durum ortadan kalktıktan sonra çocuk okula sorun yaşamadan devam eder.

Okul korkusunun asıl nedeni ise Ayrılma Kaygısı olarak adlandırılan durumdur. Asıl korkulan evden ayrılmak, okula gitmek değildir. Anneden ya da anne yerine geçen kişiden ayrılmaktır.

AYRILMA KAYGISI

Ayrılma kaygısı temelde çocuğun bağlandığı kişiden( Bu çoğunlukla annedir. ) ayrılmaya karşı yoğun bir biçimde kaygı yaşaması durumudur. Asıl korkulan okula gitmek değil anneden ayrılmaktır. Bu çocuklar genelde bağlandıkları kişiden (anneden) ayrılma söz konusu olduğunda yoğun bir biçimde kaygı yaşarlar, tek başlarına uyuyamazlar, ev içinde sürekli olarak anne babalarının etrafında dolaşırlar. Anne babalarına kötü bir şey olacağı ya da onları bir daha göremeyeceği

konusunda, gerçek dışı endişeleri vardır. Ayrılma kaygısı yaşayan çocuklar bağlandıkları kişiden uzak oldukları zaman üzüntülü görünürler ve oyunlarına ya da ödevlerine konsantre olmakta güçlük yaşarlar.
Ancak ayrılma kaygısı olan çocuklarda asıl sorun anne ve babanın yaşadığı kaygıdır.
Anne ve baba çocuğu aşırı korur ve kollar. Kendisinden başka kimseye emanet etmez. Yanında olmadığı zamanlarda çocuğuna kötü bir şey olacağına ilişkin abartılı ve gerçek dışı kaygıları vardır.

Yaşamın ilk iki yılında bireyin psiko-sosyal görevi güven duygusu kazanmaktır. ( Ericson- Psikososyal gelişim aşamaları 0-2 yaş gelişim görevi: Temel Güven Karşıtı:Güvensizlik )
Bebeğin anne veya bakım veren kişi ile kuracağı güvene dayalı ilişki yaşamı boyunca kuracağı ilişkilerinin de temelini oluşturur. Ancak toplumumuzda yaygın olan disiplinin az sevginin abartılı bir biçimde fazla olduğu aile tutumları çocuğun kendine güven duygusunun gelişmesini engeller. Çocuk kendisi yapabilecek yaşta olduğu halde anne giydirir, yemek yedirir, tuvalete götürür, ayakkabılarını giydirir. Çocuğun kendi başına hiçbir şey yapmasına izin verilmez. Çocuğa yaşına ve gelişimine uygun sorumluluklar verilmez ve her istediği yerine getirilmeye çalışılır. Bu davranış modelini benimseyen anneler çocuklarına sevgi verdiklerini sanırlar. Oysa yaptıklarını çocuklarını kendilerine bağımlı hale getirmekten ibarettir. Ve bu noktada aile bireyleri bağlılık ve bağımlılık arasındaki farkı gözden kaçırırlar. Öyle ki bu bağımlılık bazen tüm yaşam boyu sürer. Yaşamın ilerleyen dönemlerinde ergenin veya gencin sosyal ve kişisel ilişkilerinde sorunlar yaşamasına neden olur. Bağımlı yetişen çocuklar anneden ilk defa ayrı kalınması sebebiyle okula başlarken sorunlar yaşayabilirler.

Peki Ne Yapmalıyız?

Gerçek dışı kaygılara dayalı okul korkusu psiko-sosyal gelişimini sağlıklı bir biçimde sürdüren çocuklarda rastlanmadığımız bir durumdur. Çocuğumuzu okula kaydettirmeye karar verdiğimiz andan itibaren yapacağımız bir dizi çalışma olası sorunları engellememizde yardımcı olacaktır

Bireyin yeni durumlara uyum sağlamasında hazır bulunuşluk düzeyi çok önemlidir. Bu nedenle çocuğu okula başlayacak anne babalar çocuklarını bu yeni sürece hazırlamalıdırlar. Okul ve eğitimin önemine ilişkin birkaç ay önceden çocukla anlayabileceği bir şekilde konuşmak, okula giden büyük kardeş veya yakın akrabaların okula ilişkin güzel anılarını çocukla paylaşması bu hazırlık sürecine katkıda bulanabilir. Okul ortamının nasıl olduğu , okula gitmenin ona kazandıracağı olumlu özellikler ( okuma yazma öğrenmek, yeni arkadaşlar v.s.) üzerine konuşulabilir.
Çocuğunuzun Ayrılma Kaygısı yaşadığını düşünüyorsanız okula başlamadan önce bağımsızlığa alıştırmanız gerekmektedir. Çocuk önce birkaç saatliğine daha sonra ise gece kalması için yakın bir akraba veya arkadaşa bırakılabilir. Bağımlı olduğu kişiden ayrı kalmayı öğrenmesi gerekmektedir. Ancak bu ayrılıklar zorlama ve baskı ile olmamalıdır. Çocuğa zorunlu bir iş ya da özel durum nedeni ile ayrı kalındığı anlatılmalıdır. Asla çocuk bilgisi olmadan bırakılmamalıdır. Gizlice bırakıp kaçmak çocuğun kaygısını pekiştirir.
Çocukla ayrılırken vedalaşmayı uzatmamalıyız. Yanağına bir öpücük vererek okula bırakmak yeterlidir. Güvenle okul kapısından girdiğini gördükten sonra oradan uzaklaşmamız gerekmektedir. Böylece çocuk ayrılıkların doğal olduğunu hissetmelidir.
Çocuğunuzun yaşıtları ile zaman geçirmesi için ortam hazırlayın. Böylece sosyalleşmesine katkıda bulunmuş olursunuz.
Çocuğunuza evde yaşına ve gelişim düzeyine uygun küçük sorumluluklar verin. Odasını toplamak, giysilerini değiştirmek, yemek masasının hazırlanmasına yardım etmek v.b. gibi
Çocuğunuzun kendine güven duygusu kazanmasına yardımcı olun. İmkanlarınız ölçüsünde sosyal, kültürel veya sportif faaliyetlere katılmasını destekleyin. Kendi ile ilgili bazı kararları vermesi konusunda yönlendirin. Onun için alışveriş yaparken kendisinin seçmesine izin verin.
Çocuğunuzun okula kaydını yaptırmadan önce hazır olduğundan emin olun. Örneğin kendi başına tuvalete gidebilmelidir. Küçük kas gelişiminin okula başlamaya yeterli olduğundan emin olun. Eğer kalem tutmada güçlük yaşıyor veya çabuk yoruluyorsa; oyun hamuru ile oynaması, kesme türü etkinlikler yapması parmak kaslarının gelişimini destekleyecektir.




Okul Korkusu Ortaya Çıktığında;

Bütün hazırlayıcı çabalarınıza rağmen çocuğunuzda okul korkusu olabilir. Bu durumda ne yapmalıyız?

Her şeyden önce çocuğa kızmak, bağırmak, tehdit etmek yapılabilecek gibi davranışların verilebilecek en kötü tepki olduğu unutulmamalıdır. Çocuğa okula gitmesi için rüşvet vermekte hatalı bir tutumdur. Yapacağımız ilk şey çocuğun kaygı yaşamasının nedeni araştırmak olmalıdır.
Çocukla konuşurken sakin ve anlayışlı davranmalıyız. Çocuğun korkuları hafife alınmamalıdır ve kesinlikle alay edilmemelidir. Bu kendini yalnız ve güvensiz hissetmesinden başka bir işe yaramaz.

Çocuğun okula gitmesi konusunda kararlı olunmalıdır. Okula gitme asla pazarlık konusu yapılmamalıdır. Çocuk okul saati geldiğinde okula gitmek üzere hazırlanmalı ve düzenli olarak okula devamı sağlanmalıdır. Çocuğun bir kez dahi okuldan uzak kalması ona okula devam etmemesinin mümkün olduğu mesajını verir. Daha sonraki günlerde çocuk okula gitmeye karşı daha fazla direnç gösterir. Durum içinden çıkılmaz bir hal alır.
Okula ya da çocuğunuzun öğretmenine ilişkin olumsuz duygularınız asla çocuğunuzla paylaşmayın. Eğer bir sorun olduğunu düşünüyorsanız okul idaresi veya öğretmen ile görüşerek halletmeye çalışın.
Çocuğa okulun amacı açıklanmalı ve okula gitmesi konusunda tüm aile bireyleri ortak tavır sergilemelidir. Okula gitmemesi halinde yapılacak çalışmalardan uzak kalacağı belirtilmelidir.
Çocuğunuzla ayrı kaldınız sürelerde gününüzün nasıl geçtiği ve neler yaptığınız anlatabilirsiniz. Ve çocuğunuzu da sizinle gün boyunca yaşadıklarını paylaşması için destekleyebilirsiniz.

Tabi ki bütün çabalarımıza ve en iyisini yapmaya ilişkin gayretlerimize rağmen çocuğumuzla ilgili sorunlar yaşayabiliriz. Bu durumda sorunun kaynağını anlamak için uzman yardımına ihtiyacımız var demektir. Çocuğumuz ile olan iletişimimizde doğru ve yanlışları anlamamız ve objektif bir değerlendirme yapmamız mümkün değildir. Çocuğumuzun günlük olağan yaşantısını etkileyen bir davranış, alışkanlık ya da uyum sorunu olduğunu düşünüyorsanız okul rehberlik servisinden bu konuda yardım alabilirsiniz. Tüm çocuklarımıza başarılı bir eğitim hayatı diliyorum.

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Web Tasarım:Ahmet Eren Turan Serkan AKPINAR ve Ali Emre YURDAGÜL
Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:04 .